Yıl 1934, o dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Ulus’tadır. Bakan ise Niğdeli Abidin ÖZMEN’ DİR. Bakan, makamında çalışmaktadır. Kapı çalınır.
Bakanın gür sesi: “Giriniz!”
Atatürk’ün yaverlerinden biri, yanında iki çocukla makama girerler. Konuklara yer gösterir ve zarfı açar. Atatürk’ten gelen bir mektuptur. Abidin ÖZMEN zarfı özenle açar ve mektubu dikkatle okur.
Read the rest of this entry »
Tüm gece sıfır uykudan sonra yazılan bir yazıyı okuyorsunuz şuanda , herşeyden önce uyarmak istiyorum sizi .
Sabaha kadar kod yazdıktan sonra birazda düz yazı yazma ihtiyacı hissettiğim için yazmaya başladım bu yazıyı . Store procedure ( Saklı yordam ) nedir , nasıl kullanılır onu özetlemeye çalışacağım.
Saklı yordamlar istemci tarafında değil server tarafında veritabanı tarafından işletilen komutlardır.
Bu nedenle istemci programların hafıza kullanımı ve hızı açısından faydalıdırlar. Şimdi şöyleki , bir web projesi yazıyorsunuz ve kodlarınız çok güvenli olmayan bir hostingte tutulacak , sizden başkalarıda kodlara erişebilme ihtimalleri var. Bu gibi bir durumda güvenlik amacıyla bile kullanabilirsiniz. Tüm veritabanı işlemlerinizi saklı yordamlar yardımıyla yaparak istemci tarafından sadece saklı yordamlara verilen parametrelerle çalıştırmaya yetkili bir kullanıcıyla bağlanıp yaptırırsanız , veritabanı güvenliği açısından gayet faydalı olacaktır.
kodlarınıza erişen birisi bile sadece o saklı yordamları çalıştırabilen bir kullanıcı adına sahip olacaktır.
Şimdi saklı yordamlar nasıl kullanılır ona bir bakalım. Ben örneğini Sqlserver 2005 veritabanında hazırladım.
Yeni bir saklı yordam aşşağıdaki örnek koddaki gibi oluşturulabilir.
SET ANSI_NULLS ON GO SET QUOTED_IDENTIFIER ON GO CREATE PROCEDURE [dbo].[SP_MUSTERI_SEC] @MAIL nvarchar(50) , @SIFRE NVARCHAR(50) AS BEGIN SET NOCOUNT ON; SELECT *FROM MUSTERI WHERE SIFRE=@SIFRE AND EMAIL_ADRESI=@MAIL END } }
CREATE PROCEDURE den sonra oluşturacağımız saklı yordamın adını belirtiyoruz . Ve hemen aşşağısına
dışarıdan alacağımız yada dışarıya göndereceğimiz parametrelerimizi tanımlıyoruz.
Sonrada sql cümlemizi yazarak veritabanında işlemimizi gerçekleştiriyoruz.
Şimdi de istemci tarafında c# kodlarıya bu saklı yordamdan nasıl veri alacağımıza bir bakalım.
SqlCommand _cmd = new SqlCommand("SP_MUSTERI_SEC", _main.cnn); _cmd.CommandType = CommandType.StoredProcedure; _cmd.Parameters.AddWithValue("@MAIL", txt_email.Text.ToString()); _cmd.Parameters.AddWithValue("@SIFRE", txt_sifre.Text.ToLower().ToString()); if (_main.cnn.State == ConnectionState.Closed) { _main.cnn.Open(); } SqlDataReader _dr = _cmd.ExecuteReader();
Dikkat ettiyseniz “_cmd.CommandType = CommandType.StoredProcedure;” satırında commandımızın tipinin stored procedure olduğunu belirttik ve sonrada verilerimizi sqldatareader a aktardık.
01 – Pisuvar
02 – Market
03 – Otopark
04 – Manav
05 – Kitapçı
SANSÜRESANSÜR!
Sansür: Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükümetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim. (tdk)
Sansür; bizler için neyin doğru, neyin yanlış olduğuna bizim irademiz dışında, başkalarının, kendi değer yargıları doğrultusunda karar vermesidir. Çocuk istismarı, tecavüz, uyuşturucu temini gibi cezai yaptırımı olan, insan hayatına zarar veren, evrensel suçların engellenmesi ise sansür değildir.
Ülkemizde 5651 sayılı kanundaki “internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun” adı altında sunulan ve erişimin engellenmesini gerektiren kusurlu hareketler bahanesiyle, özellikle sanal ortamda sansür, çeşitli yanlış uygulamalar ile giderek artan bir biçimde baş göstermektedir.
Kapatılan sitelerin, engellenme sebepleri kamuoyuna açıklanmamakta, siteler sadece bir kişinin mahkemeye gitmesi nedeniyle dahi tedbir olarak kapatılabilmektedir.
06.Mayıs.2009 tarihli erişimi engelli site istatistiklerinde toplam 1874 adet site kapalı görünmektedir.
Bu engellemelerin sebeplerine baktığımızda en büyük pay, % 38 ile tüm dünyanın seferberlik içinde savaş açtığı “Çocuk istismarı”na aittir. Bu tabii ki son derece HAKLI bir nedendir zira çocuk istismarı ASLA müsamaha gösterilecek bir şey değildir.
Kapamaların ikinci büyük nedeni ise %35 ile “müstehcenlik” olarak göze çarpmaktadır. Ardından ise %10 ile “Diğer” kategorisi gelmektedir.
Kalan %10 ise kumar, fuhuş, uyuşturucu, Atatürk’e hakaret, intihara yönlendirme ve sağlık için tehlikeli madde temini nedenlerinin toplamına aittir.
Bu oranlardan açıkça görüldüğü üzere, uygulamalar suç ile savaştan çok keyfi bir kapamalar silsilesine dönüşmüştür.
Zira dünyanın en ağır suçlarından biri olan “çocuk istismarı” ile neye göre, kime göre olduğu belli olmayan “müstehcenlik” kavramının neredeyse başa baş gitmesi başka türlü izah edilemez. Ne olduğu anlaşılmayan “diğer” kategorisinin, kalan 6 nedenin toplamıyla aynı oranda olması, suçla savaştan başka bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu açıkça ortaya koymaktadır.
Ve bu zihniyetin adı, sansürdür.
Sanal ortamdaki bu keyfiyetin, gerçek hayata ulaşması kaçınılmazdır. Bugün “müstehcen” bulunarak kapatılan bir site, yarın bir heykele, bir filme, bir kitaba dönüşecektir. Sanal ortamdaki yasaklamaların, eninde sonunda sokakta izdüşümleri olacaktır.
Dolayısıyla, çok geç olmadan SansüreSansür demenin zamanıdır.
Unutulmamalıdır ki, kapatılan sitelere bir takım ayarlar yapıp, girebilmek özgürlük değildir, sansüre karşı durmak hiç değildir. Bu, sansürü kabullenmek, sansürle yaşamaya alışmak ve yanlış giden bir şeyin parçası olmaktır.
Oysa ülke olarak, sansür ayıbına alışmak yerine bir an önce bundan kurtulmamız gerekmektedir.
Bu nedenle, “Bana dokunmayan yılan” zihniyetinden bir an önce çıkmamız elzemdir.
Hukukçularımızın internet konusunda eğitilmesi, medeni ülkelerdeki “ikaz et/kaldır” sistemine geçilmesi, yasada net şekilde tanımlanmayan gerekçelerin tanımlanması ve kişisel yorumlara mahal verilmemesi birincil önem taşımaktadır.
İkincil olarak, halihazırdaki durumda, illa bir kapatma gerçekleşecekse kapatılan sitelerin önce uyarılması, kamuoyunun sitelerin ne sebeplere kapatıldığı konusunda bilgilendirilmesi ve sitelerin toptan server üzerinden kapatılması yerine sadece sakıncalı içeriğin kaldırılması yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Ülkemizin acilen interneti bilen hukukçulara ve bilirkişilere ihtiyaç duyduğu aşikardır.
Bu nedenle, biz SansüreSansür olarak konunun uzmanlarını ve medyayı göreve çağırırken, kamuoyunu da bu konuda bilinçlenmeye ve “SansüreSansür!” demeye davet ediyoruz.
Bugün internetine sansür, yarın hayatına sansür. Sessiz kalma.
Sansüre sansür haraketine katılmak için